"YETİŞTİRMEDEN BAŞARI OLMAZ"

Efsane Kaleci Rasim Kara; “A takıma her sene 10 transfer yapıyorlar. Ama bir oyuncu parası ie belki dört tane saha yapılabilir. Ama o parayı ayırmazlar. Bunu anlamak mümkün değil. Yetiştirmeden başarıya ulaşılamaz” dedi.

Spor Hit: 742 / Yorum: 0 / 4 Mayıs 2017 23:45
"YETİŞTİRMEDEN BAŞARI OLMAZ"
-A +A

Türkiye Futbol Federasyonu Bölgeler Sorumlusu ve Türk Futbolunun efsane kalecilerinden Rasim Kara ile futbolu konuştuk.   1970-1971  Deplasmanlı Gençler Türkiye İkincisi olan  Eskişehir Demirspor’un  efsane kadro ve o  takımın kalecisi Rasim Kara ile Eskişehir Cibörekevinde buluştuk. Burada yaptığımız söyleşide Kara, futbolun en büyük sorununun altyapıya yatırım yapılmaması olduğunu söyledi.
 
-Eskişehir’de doğdunuz. Futbola Eskişehir’de başladınız. Ama profesyonel olarak Eskişehirspor’da hiç oynamadınız. Bunun eksikliğini hiç hissettiniz mi?
Ben doğma büyüme yetişme bir Eskişehirliyim. Oynadığımız dönemlerde Eskişehirspor’un en iyi dönemleriydi. Eskişehirspor 1965 de kuruldu.  Ben de futbola lise de başladım Işıkspor, Çimentospor ve Demirspor’da oynadım. Beni futbol hayatım her sene bir üst takıma transfer olarak geçti.  Oynadığımız dönemlerde Eskişehirspor’un tüm maçlarına giderdik. Her Eskişehirli gibi Eskişehirspor’un taraftarıydık, hastasıydık. Eskişehirspor’da oynamamız için üste para isteseler gidip paramız varsa babamıza abimize gidip, para verin derdik o şekilde.

-Hiç teklif geldi mi?
Hayır hiç gelmedi. Ama çok iyi kadrosu vardı iyi kalecileri vardı. Belki altyapılara, gençleri tarama ekipleri belki de iyi değildi. Ama burada şu anda beraber olduğumuz arkadaşlarda Eskişehir Demirspor da beraber oynadık. Hepsi de inanılmaz yetenekli sporculardı. Sadece benim çıkmış olmam sadece benim iyi bir futbolcu olmamdan değil.  Hepsi benim ayarımda futbolculardı. Üniversiteyi kazanan arkadaşlarım okulunu tercih etti profesyonel oldu Demiryollarında ya da başka fabrikalarda çalışan arkadaşlar vardı onlarda işimin kaybederim korkusuyla profesyonelliği seçmediler. Çok kaliteli kadromuz vardı. Bu zaman yapılan yanlışlıklar o zamanda yapılmıştı. Yani 69-70 yıllarında biz çok iyi olmamıza Bursaspor ve Eskişehirspor’a kök söktürdüğümüz dönemlerde A takıma çıkan bir kişi ben vardım Diğerlerini almadılar.  Eskişehirspor’a da aynı şekilde Eskişehir’de çok yetenekler çıktı. Eskişehirspor’da oynamadan gidenler de çok oldu. Altyapısında yetiştirdiğin gence sahip çıkman lazım onlara şans vermemiz lazım.  Hep taşıma suyla değirmen döndürüldü Eskişehirsporlu olmamıza rağmen her ne kadar hiç oynamamışsak da her Eskişehirsporlu taraftar kadar Eskişehirspor’u destekleyen birisiyim. Kader bizi Eskişehirspor ile karşı karşıya getirdi. Karşılıklı çok maçlar oynadık hem Bursaspor’dayken hem Beşiktaş’tayken  oynadığım dönemlerde sevindiğimiz üzüldüğümüz maçlar oldu. Kazandığım dönemlerde üzüldüğümüz maçlar oldu. Mesela Beşiktaş 1981-1982 benim kaptanlık yaptığım dönemde burada öyle önemli bir maç oldu ki. Biz bir hafta önce Trabzonspor ile çekişiyorduk.  İçerde Trabzonspor ile oynadık tek kale oynadık çok gol kaçırdık.  Ve 0-0 bitti yenseydik biz Eskişehir’e güle oynaya gelecektik. Şampiyon olmuştuk ve 15 sene sonra şampiyon olan bir Beşiktaş olacaktı. Öyle de oldu.  Buradaki maç biz yenersek şampiyon olacağız. Eskişehirspor ilk defa küme düşecekti. Biz yenilirsek Eskişehir kurtuluyor ve Trabzon şampiyon oluyordu. Başka bir takım düşüyordu.  Kader bizi böyle bir talihsiz maçta karşı karşıya getirdi.

-Bursaspor’da oynarken Eskişehirspor’a karşı penaltı atmıştınız. Bununla ilgili bilgi verir misiniz?
Ben Eskişehir Demirspor’da oynarken, rahmetli nur içinde yatsın Zekai Tabakoğlu hocamız vardı  Emeği bizde çok var. Benim abimde rahmetli çırak okulundan mezun olmuş.  Demirspor da güreş yapıyordu.  O zaman benden önce Tabakoğlu, abimin Beden Eğitimi hocalığını yapmış.  Abim onu tanıyor. Ben liseyi bitirdim akademi sınavını kazandım. 1. Amatör kümede Çimentospor takımını orada sezon tamamladık Demirspor bana iş verdi. Liseyi bitirmiş üniversiteyi kazanmışken fabrikada iş sahibi olduk. Hem okuyoruz hem çalışıyor,  hem de oynuyoruz. Abim benden habersiz gidip konuşuyor.  ‘Rasim benim kardeşim’ diyor. Üniversiteye de başladı. Futbolda oynuyor.  ‘Yani bir tarafa ağırlık versin olur mu olmaz mı’ diye hocanın ağzını arıyor.  Hoca ‘Rasim çok iyi bir çocuk ama kol ve ayak bilekleri zayıf’ demiş bizim genetik olarak böyledir. Futbolcuların böylesi daha makbuldür böyle daha çabuk olursun. Ayrıca zayıfsa birisinin güçlendirmesi yazım. Peki kim o? Antrenör olması lazım. Abim bunu bana bu şekilde söyledi. Ben de  ‘illa büyük futbolcu olacağım diye çalışmıyorum’ dedim. Ben dürüstçe çalışmayı çok severim. Nerede kadar giderse giderim.  18 yaşında iş almışım fabrikadan. Ben bu konuşmanın çok etkisinde kaldım ve hemen gittim eskiden Vita kutuları vardı. İki Vita kutusuna çimento doldurdum.  Ortasına bir demir ile halter yaptım.  Yay aldım parmakları güçlendiren aparatı aldım, ip aldım ve devamlı özel olarak çalıştım.  Gel git zaman ben 2. Ligde oynayan Uşak’tan teklif aldım Gittim profesyonel oldum. Ardından ümit milli takıma seçildim. Ve 4 sene kontratım olmasına rağmen beni bir sene sonra Bursaspor aldı. Orada oynamaya başladık. A Milli takımında oynamaya başladık. Eskişehir Demirspor başındaki Hoca Zekai Tabakoğlu idi.  Bursaspor’da oynarken kupa da eşleştik. Biz yedek kadroyla çıkmıştık. 2-0 galipten 2-2 oldu. Önce uzatmalara sonra penaltılara kaldık. Ben bir penaltı kurtardım,  bir de penaltıdan gol attım. Ben Tabakoğlu’na ‘geçmiş olsun’ demeye gittim.  Bir sene sonra Zekai Hoca Eskişehirspor’un başına geçti. Bursa’da Eskişehirspor ile karşılaştık. Bir penaltı kazandık.  Penaltıya Sinan kaptan atacaktı.  Ben kaleden çıktım. Kulübeye koşarak,  Ufuk Ertan Hocaya, ‘penaltıyı ben atayım’ . ‘Atar mısın?’ dedi  ‘Atarım’ dedim.  Benim amacım Eskişehirspor’a penaltı atmak değildi.  Tabakoğlu hocaya kendini göstermek için o penaltıyı attım.  Ben gittim topu 90’a attım. O hırs belki buralara getiren o hırstır. Ben Adalarda Penaltı Pavyonunda çalışmıştım.  Burada penaltı kurtarma yeteneğim de gelişti.  Boş kaldığımız zaman iki kaleci birbirimize penaltı atıyorduk.  Bu da penaltı atma becerimi geliştirdi. Bu maçta degaj atıyorum rakip 18 ‘e, elle atıyorum santrayı geçiriyorum ki Zekai Hoca görsün ‘zayıf kol ve bacakları’ diye böyle bir anı var.  Belki Eskişehirliler bana Eskişehirspor’a kaleden çıkıp penaltı attı diye düşünüyorlar. Ama asla Eskişehirspor’a karşı değil, Zekai Hoca’ya kendimi kanıtlamak için attım.

-Rasim Hocam sizce Türk Futbolunun en büyük sorunu ne?
En büyük sorun kulüp yöneticilerinin altyapılara önem vermemesi.  Ben Eskişehirli olduğumu söylüyorum. Benim çocukluğumda Türkiye 1. Lig ve 2. Liglerde Eskişehirli çok kaliteli oyuncular vardı. Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray ‘da  da vardı. Basri Dirimlili, Yüksel Özbek, Fehmi Sağınoğlu, Süreyya Özkefe  Ergun Ercins, Adil Eriç,   hep Eskişehirli futbolculardı. Eskişehir’den futbolcu çıkmaması mümkün değil.  Çünkü burada gençlerin yapacağı başka bir şey yoktu. Bizden önce de bizim dönemimizde de mutlaka mahallede maçlar bitmiş olsa bile gayri federe turnuvalar düzenlenirdi.  Oralarda oynardık.  Bizim semt sahalarından çok iyi oyuncular yetişti. Ben Seylap sahasında yetişen bir futbolcuyum.  Türkiye’de birçok altyapıyı benim federasyondaki görevimden dolayı inceliyorum. A takıma her sene 10 transfer yapıyorlar.  Ama bir oyuncu parası karşılığı belki dört tane saha yapılabilir. Ama o parayı ayırmazlar. Bunu anlamak mümkün değildir.  Yetiştirmeden başarıya ulaşmak,  ekonomik olarak da kazanç sağlamak çok kolay değildir.  O yüzden altyapıları önem vermemiz lazım.  Bir ülke futbolu ancak altlara gençlere yatırım yapmakla  onlara değer vermek ve hizmet sunmakla mümkün olur. Şu anda bir hareketlilik var. Burada bulunma sebebim U-12 turnuvasının düzenlenmiş olması.  İki gün evvel Lüleburgaz’da bir turnuva vardı. İki hafta evvel Altınordu’da bir turnuva vardı.  Oralara Fatih Hoca ile beraber fitti. Bunlar çok güzel gelişmeler.  Yavaş yavaş doğru yola giriyoruz. 
 
-Hocam 1990-1996 yılları arasında Fatih Terim birlikte Anadolu’yu gezerek, çok iyi bir kadro oluşturmuştunuz. Yine aynı çalışmayı yapıyor musunuz?
1990-1996 senelerinde Fatih Hoca ile beraberdik. Bölgelerimizde yeni kurulmuştu.  O zaman 9 bölge vardı.  Şimdi 14 bölgemiz var. Ben 14 bölgeden sorumluyum. Eskiden sadece ümit seçmesi 17/18 yaş seçmesi yapılıyordu.  Biz 13 yaş seçmeleri yapıyoruz. En küçük yaş  milli takım U-14’tür.  Biz 13 yaş seçmeleri yapıyoruz.  Şimdi yaşı 12’ye indirdik.  Artık daha küçük yaşlarda tespit ediyoruz Her kulübün ve Federasyonun scout ekipleri var. Herkes izliyor bu maçları.  İnanılmaz  yetenekler var. Gelecekte Ronaldo, Messi olacak yetenekler var.  Her bölgede her şehirde var.  Ama onların gelişimlerini sağlayacak  tesis ve eğitici hoca ve okul  durumlarını ayarlayacak MEB ve birlikte organize edeceğimiz bir takım şeylere ihtiyaç var. Bizde bunları yapmaya çalışıyoruz.  Yabancı sınırlamasının 14 olmasını tenkit edenler olabilir.  Ama siz oyuncu yetiştirmedikten sonra yabancı sıfır olsa  ne olacak?  15 olsa da ne olacak?  Chelsea’de  iki yerli İngiliz oyuncu var. Senin yetiştirdiğin oyuncularda Arda gibi, Emre Çolak gibi  yurt dışında oynamalı.

-Teknik adam olarak İleriye dönük yeni hedefleriniz var mı? Bundan sonraki süreçte altyapıların gelişimi için mi çalışacaksınız?
Ben iyi teknik direktörüm Beşiktaş’ın 114 yıllık tarihinde 88 gollü rekor  ve +62 averaj hiç yoktur. Avrupa’da bir tur geçmemiş Beşiktaş’ı dördüncü tura Valenci’ya kadar taşıdık.  Hiç derbi kaybetmedik.  Ama bu çarpık düzende yöneticilerle sıkıntı yaşadım.  Herkes ‘Rasim kara çok efendi çok dürüst’ diyorlar.  Çok teşekkür ederim gerçekten öyleyim.   Çokta iyi hocayım. Ama yalan söyleyen yöneticilerle anlaşmak belli bir yaşa gelince sıkıntı yaşıyorum.  ‘Futbolcuların parasını bugün yarın veririz’ derler. Ama vermezler.  O yüzden de sağlığımdan olmayayım diye Türkiye’de takım çalıştırmıyorum. Hocalık yanımda var.  Antrenör kurslarında bilgilerimi gençlere aktarıyorum.

-Azerbaycan ve Kanada’da çalıştınız. Bu yurt dışı tecrübeleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
 4,5 sene Azerbaycan’da 1 sene Kanada’da çalıştım.  Kanada’ da şampiyon olduk.  Azerbaycan’da  ikinci olduk. Ben gittiğimde  takım yedinci idi. Avrupa Kupalarına katılma şansını kazandı. Ben   Azerbaycan’daki ikinci takımım olan Karabağ’da  yaş ortalaması 33’tü devre arasında   yaş ortalamasını 18-19’a çektim.  16-17 yaşında  ligde oyuncular oynattım.  Şu anda bu oyuncularım Azerbaycan milli takımında oynuyor.   Benim oyuncularımdan kurulu takım Hiddink zamanında Türkiye’yi yendiler.  O kadroda iki kaleci benim kaleciler.  Golü atan benim oyuncum. Milli takımdaki 7 futbolcu benim oyuncum. Orada da güzel şeyler yapmaya çalıştık.   Federasyonda Allah sağlık verdiği sürece hizmet etmeye devam edeceğim

-Eskişehirspor’un durumunu nasıl görüyorsunuz?
Eskişehirspor geçen sene devre arasında Samet hoca geldi.  Devre arasında saydım.  13 oyuncu transfer ettiler.  Yönetimde değişiklikler oldu. 6 ay sonra düşmüş takıma 1. lige başlamadan önce 18 tane  daha aldılar. Yani 31 oyuncu 6 ayda transfer edildi. Bunun çeşitli sebepleri vardır ama bu bir cinayettir.  Bir altı ayda düşünebiliyor musun?  Böyle bir sistemin bozuk çarkın döndüğü ortamda istikrarın yakalanması zor.  Her şeye rağmen sezon başında açık ara şampiyon olacak diyecek kadroyu kurdular.  Çeşitli sebeplerden  kötü neticeler oldu.  Ama şu anda takım iyi gidiyor.  Ben en iyi ikinci iki takım olarak gideceklerine inanıyorum.  Gönlümde öyle istiyor. Eskişehirspor’un çıkması önemli ancak daha önemlisi orada kalıcı olmak lazım.  Benim oynadığım Bursaspor benim oyuncum Ertuğrul Sağlam’la 5’nci büyük oldu. 6’ncı büyüklüğe en yakın takım Eskişehirspor’dur.  İnanılmaz bir taraftarı var.  Bu sene Fener ve Galatasaray’ın seyirci ortalamasının iki katı taraftar var.  Müthiş bir taraftar. Akılcı iş yapıldığında bu taraftarın desteğiyle başarılı olmamak mümkün değil.  A takım için iyi bir tesis;  altyapı için kaçınılmaz çok iyi bir tesis yapılması lazım. 

-Türkiye 2018 Dünya Kupası’na gidecek mi?
Çok iyi bir jenerasyon var. Cengiz Ünder, Emre Mor gibi çok yetenekli gençler var.  Üstümüzdeki takımları yenebiliriz. Ben ümidimi taşıyorum. Kolay mı kolay değil ama hiçbir şey imkansız değil. Fatih Hoca ve futbolcuların bunu başaracağına inanıyorum. Fatih Hoca ile hep birlikteyiz. ‘Hocam senin memleketinden memnunuz’ dedi. Eskişehir’deki ambiyanstan son derece memnun kaldı.  Yani Eskişehir’de resmi maçlar oynayabiliriz. Bunun müjdesini verelim
 
-Hocam size söylediğim isimlerin bir-iki kelimeyle sizin için ne çağrıştırdığını belirtir misiniz?
Fatih Terim: Müthiş bir insan, müthiş bir arkadaş.
Şenol Güneş: Ciddi çalışan birisidir.
Süleyman Seba: Efsane örnek insan
Mustafa Denizli: Sevdiğim iyi bir teknik direktör. İyi bir futbolcuydu.
Halil Ünal: İyi Başkan
Ertuğrul Sağlam: İyi futbolcuydu ve iyi teknik direktör
Osman Cemoğlu:  Ondan daha güzel sert oynayan stoper yoktu. Demirspor’da bizler için toparlayıcıydı.
Arda Turan: Daha istikrarlı oynamasını istiyorum. Yetenek var. Kendini medyadan uzak tutup yüzde yüz konsantre olmalı
Emre Mor: Saha dışı davranışlarını değiştirirse süper olur.

-Messi mi Ronaldo mu?
Ben Messi diyorum. Çünkü o daha yetenekli. Ronaldo’yu da profesyonelliğinden dolayı takdir ediyorum. Günde 3 bin defa mekik yapan birisi.

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
EAL öğrencileri İspanya’da

EAL öğrencileri İspanya’da

16:52 28 Haziran 2017
73 OKULA YENİ MÜDÜR

73 OKULA YENİ MÜDÜR

00:01 6 Temmuz 2017
Azmin hikâyesi Gülçin

Azmin hikâyesi Gülçin

23:43 16 Temmuz 2017
ÖNCE KANALLARI TEMİZLESİN

ÖNCE KANALLARI TEMİZLESİN

23:59 18 Temmuz 2017
İsim çok aday yok!

İsim çok aday yok!

19:34 10 Temmuz 2017
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Eskişehir ve Eskişehirspor haber video ve yorumlarıHaber Yazılımı Haber Scripti