Ezgi Uzgel

DOĞRU MU DEDİKODU MU?

27 Şubat 2018 23:59
A
a
İnsan insanla bir araya geldi mi konuşur. Konuşacak malzemeye ihtiyaç vardır ve kişinin aslında kim olduğu bu anlarda ifşa olur.
Büyük insanlar fikirlerle orta insanlar olaylarla küçük insanlarda insanlarla uğraşır sözünü hepimiz duymuşuzdur. Demek ki insanlar hakkında konuşanlar küçük insanlar oluyorlar.
Eski Yunan’da, Sokrates bilgeliği sebebiyle saygıdeğer bir ün yapmıştı. Bir gün Sokrates bir tanıdığına rastladı ve adam ona dedi ki; “Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun? Bir dakika bekle” diye cevap verdi Sokrates. Sonra şöyle devam etti:
Bana bir şey söylemeden evvel senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. 
Buna ‘Üçlü Filtre Testi’ deniyor.
Üçlü Filtre mi?
“Evet” diye devam etti Sokrates, “Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir. Üçlü filtre testi dememin sebebini birazdan anlayacaksın.
Şimdi birinci filtre, ‘Gerçek Filtresi.’ Bana birazdan arkadaşım hakkında söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olduğundan emin misin?”
“Hayır,” dedi adam. 
“Aslında bunu sadece duydum ve...”
“Tamam,” dedi Sokrates. “Öyleyse, sen bu söyleyeceğin şeylerin gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun.
Şimdi ikinci filtreyi deneyelim, ‘iyilik Filtresi.’ Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey iyi bir şey mi?”
“Hayır, tam tersi...”
“Öyleyse,” diye devam etti Sokrates, “O’nun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin.
Fakat yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı. ‘İşe yararlılık filtresi.’
Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim işime yarar mı?”
Adam “hayır, pek değil” diye cevap verdi.
“İyi” diye tamamladı Sokrates.
Eğer, bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar değilse bana neden söyleyesin ki?
Yine de o kadar bayılarak yapılan dedikodunun sağlığa da birçok zararı olduğunu biliyor muydunuz?  Kwok Chung Sien sağlığa etkisini çok sarsıcı şekilde açıklıyor:
Dedikodu yapmanın ya da yalan söylemenin herhangi bir sağlıklı gerekçesi ya da dayanağı olamaz. Yapanlarda dinleyenlerde sağlıksızdır.
Neden mi sağlıksızdır? Çünkü öncelikle olarak, dedikodu da yalan da doğrudan ilişkili organ gruplarında hasara sebep olur ve bir süre sonra onların sağlıklı şekilde işlevlerini eda etmesi mümkün olmaz.
Akciğer ya da üst solunum yolları bağlantılı sorunlarınız mı oluyor; ilaçları kestiğiniz an hastalıklar yenileniyor mu; karaciğer, böbrek veya mesane sorunlarınız mı var? Ve daha ne kadar sorun… İkinci olarak dedikodu, kadim uygarlıkların ‘Ölümcül şerlerin en tehlikelisi’ olarak tanımladıkları zehirli, hastalıklı, yıkıcı bir bağımlılıktır. Tekrar edildiği her seferinde tedavisi mümkün olmayan yaralara neden olan bu pis kokulu davranışları sergileyen kişilerin, bu davranışa müsaade eden, yayılmasını sağlayan ya da izin veren her bir ferdin de zehirden etkilenmekte ve hayatlarını- daha doğrusu geçmiş gelecek tüm zamanlarını kirletmekte- olduklarını hatırlamaları fevkalade önemlidir.
Öyleyse durup bir düşünün, ‘Kimleri çekiştiriyorum, kimlerin arkasından konuşuyorum, ne kadar yalan söylüyorum, ne kadar uydurup daha ne kadar abartıyorum, kimlerin hayatını kendi basit güdülerim nedeniyle mahvediyorum’ diye.
Bu tavır ve davranışlardan kurtulduğunuzda onlarla bağlantılı rahatsızlıklarımız da kısa süre içinde sonlanacaktır.
Ben yazımı Hz. Muhammed’den bir sözle bitirmek istiyorum: ‘Dedikodu yapmak çiğ çiğ insan eti yemek gibidir’
Bunları bilip de hala dedikodu yapabilene söyleyecek söz kalmıyor tabii… 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi