10 Ocak 2017 23:29
-A +A
Ebru Sungar

Ebru Sungar

EYYY!!


 
Din adına, çocuk yaşta evliliği, anasınıfında ağzı süt kokan bebeğin kafasına türbanı, çok kadınlı evliliği, cinsel ayrıştırmayı, masum duyguların maddi-manevi sömürülmesini savun; sonra git laikliğe dil uzat...
 
Şimdi siz, sözde ‘inanç özgürlüğü’ adına mı savundunuz çocuk üzerinden, cinsel kimlik üzerinden yapılan bu kadar ahlaksızlığı?
 
Devlet, ülkede yaşayan herkesin, öncelikle de en değerli varlığımız olan çocuklarımızın din, dil, ırk ayırt etmeden en temel hakkı olan yaşama hakkını, beden dokunulmazlığını korumak ve onlara ‘eşit eğitim hakkı’ sağlamak zorunda ve sorumluluğundadır.
 
Devlet bir dinin, inancın savunuculuğunu yapmaz, yapmamalıdır. Devlet hiçbir yurttaşını inancı, inançsızlığı, mezhebi yüzünden ötekileştirmez ve bu gerekçeyle baskı ve ayrımcılık yapmaz, yapamaz. Dini yüce bir değer olarak kabul eder ve onun yozlaştırılmasına, siyasi araç haline getirilmesine asla izin vermez.
 
İşte demokratik ülkelerin demokratik olmasını sağlayan bu ilke laikliktir.
Lafa gelince,
Özgürlük adına dayatma,
Demokrasi adına ayrımcılık,
İnsan hakları adına gericilik, eğitimden sosyal hayata kadar insanı şekillendirme şablonu haline getirildi bugün.
 
Bu sürece değerli (!) katkı sunan, mevcudiyetinin sebebi yandaşlık olan bazı sendikaların çabaları da Bakanlık makamınca takdirle karşılanıyor. Müfredatın Demokratikleştirilmesi adı altında içeriği gericilikle yoğrulmuş ‘malum rapor’ bizzat Sayın Bakan’a takdim ediliyor. Sığ, bilimsellikten uzak, deney ve gözlem gibi bilimsel yöntemlerin aşağılandığı bu rapor TRT Haber kanalında ballandırılarak tanıtılıyor, anlatılıyor.
Alkışlar kıyamet...
Koltuklarını çocukların geleceğinden üstün görenlerden!
 
Eğer demokratik eğitimden, müfredatın demokratikleşmesinden söz ediyorsanız ‘Laiklik İlkesini’ içinden çıkartamazsınız. Çıkartmamalısınız. Ha, çıkarıyorsanız da ‘demokratik’ kelimesini kullanamazsınız!
 
Gayet iyi biliyorsunuz ki cumhuriyeti kuran kuşak size bağımsız bir yurt verdi. ‘İnsanca yaşam hakkı’ demek olan, cumhuriyetin getirdiği özgür düşünce anlayışını, yine bu anlayış sayesinde elde edebilmiş olduğunuz imkânlarla yok etme çabalarınızı bu millet asla kabul etmeyecektir.
 
Cumhuriyet dönemi eğitiminde, yok dini-manevi bağları yok etmiş, yok soyut kavramlar yerine aklı öne koymuş, yok modernlik adına beyin yıkamış gibi ipe sapa gelmez, deli saçması gerekçelerle reform yaptığınızı düşünmeniz, entelektüel birikiminizi göz önüne aldığımızda size çok görülmez.
 
Ancak Osmanlının yıkılan küllerinden yeni bir devlet var eden,
Topluma ulus kimliği kazandıran, varlığımızın temel nedeni olan cumhuriyeti kuran,
İnsan odaklı bir anlayışla bilimsel eğitimi getiren Mustafa Kemal Atatürk’ün öğretmenleri, bu deli saçması gerekçelerinizi de raporunuzu da asla kabul etmeyecektir.
 
Baskıcı, ayrıştırıcı bir sistemle dayattığınız eğitim anlayışına karşı; bilimsel, laik, demokratik eğitimi savunmak cumhuriyet öğretmeninin bu ülkenin evlatlarına, mesleğine ve toprağı vatan yapan kurtuluş mücadelesi kuşağına karşı en büyük sorumluluğudur.
 
“Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, Atatürk inkılâp ve ilkelerine, Anayasada ifadesi bulunan Türk Milliyetçiliğine sadakatle bağlı kalacağıma; Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını milletin hizmetinde olarak tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma; Türk Milleti’nin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup, bunları geliştirmek için çalışacağıma; insan haklarına ve Anayasanın temel ilkelerine dayanan milli, demokratik, laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarımı bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.” diyerek mesleğine başlayan öğretmenin sorumluluğu çocuklarına mezar taşı okutturmak değil, berrak zihinlerle bilimsel, çağdaş eğitim vermektir.
Çünkü bilir ki namuslu ve şerefli olmak,
Ettiği yemine gerçekten,
Sadık kalmaktır.
 
Öyle sizin bildiğiniz gibi değil...
 
Gücünü ettiği yeminden, sadakatinden alan cumhuriyet öğretmenleri, yanlışlarınızı asla kabul etmiyor ve asla bir Prometheus beklemiyor.
Capitol’den yönetme düşünceniz de fazlasıyla ‘Eyyy!’ çekilmeyi hak ediyor.
Burası Panem değil, Patagonya değil.

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...