Celalettin Bilgin

Fikri Hür, İrfanı Hür, Vicdanı Hür Yazar : TEVFİK FİKRET

25 Aralık 2017 23:59
A
a
II. Abdülhamit dönemi ve Meşrutiyet yıllarının önemli edebiyatçılarından, devrimci ve idealist fikirleriyle Mustafa Kemal başta olmak üzere dönemin pek çok aydınını etkileyen Tevfik Fikret, 24 Aralık 1867'de İstanbul'da doğdu. Eğitimine Mektebi Sultani (Galatasaray Lisesi)'de devam ederken dönemin ünlü yazarlarının öğrencisi oldu.

1888'de okulunu birincilikle bitirip, bir süre çeşitli yerlerde memurluk yapan Tevfik Fikret, 1891'de  "Mirsad" dergisinin açtığı şiir yarışmasının birincisi olarak edebiyat çevrelerinde adını duyurdu. Osmanlının dağılma sürecinde yetişen Tevfik Fikret, Edebiyat-ı Cedide topluluğu liderliğinde; İsmail Safa, Halit Ziya Uşaklıgil, Cenap Şahabettin, Sami paşazade Sezai, Hüseyin Siyret, Hüseyin Cahit, Ahmet Şuayip ve Mehmet Rauf ile Türk edebiyatının batılılaşmasında büyük pay sahibidir. Kendini tarif ettiği şiirinde Tevfik Fikret :

BEN HÜR BİR ŞAİRİM
Kimseden fayda ummam,
dilenmem kol kanat
Kendi boşluk ve gök kubbemde
uçar giderim..
Eğilmek, esaret zincirinden
ağırdır boynuma;
Fikri hür, irfanı hür,
vicdanı hür bir şairim..
Hak bildiğim yolda
yalnızda olsa
yürürüm..  
demektedir.

1892'de mezun olduğu Mektebi Sultani ‘ye, Türkçe öğretmeni olarak atanan Tevfik Fikret; asıl ününü 1896'da Servet-i Fünun Dergisinin yazı işleri müdürlüğüne getirilmesiyle kazandı. Servet-i Fünunun kapanması, arkadaşı Hüseyin Siyret ve İsmail Safa'nın sürgüne gönderilmesi, 1902'de kız kardeşi Sıdıka'yı kaybetmesi, babasının Irak'a sürülmesi ve 1905'de babasını da kaybetmesi Tevfik Fikret'i oldukça yıpratmış ve evinde inzivaya çekilmesine neden olmuştur. 19 Ağustos 1915 günü geçirdiği bir ameliyat sonrası hayatını kaybetti. Aşiyan adı verilen evi 1945'de müze yapıldı ve 24 Aralık 1961'de mezarı bu evin bahçesine taşındı.

HAN-I  YAĞMA
Bu iştah açan sofra sizin.
Vallahi sizin, doyuncaya kadar yiyin,
Patlayıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin..
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.!
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini,
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini..
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.!
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak.!
Yarın bakarsınız söner bugün çatırdayan ocak.!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak..
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.!  
HÜSRANINA AĞLASIN.!
"Kızlarını okutmayan bir millet;
oğullarını manevi öksüzlüğe
mahkum etmiş demektir.!
Hüsranına ağlasın.!"
U Ğ R A Ş
"Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır.!
Durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır.!"

Sağlıcakla kalın.!
Siir Sanat Edebiyat Com.
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi