Her gün pilav yenir mi?
Yenmez! Peşinen söyleyelim bunu.

***

Emine Girgin!
Bizim gazetenin genç yazarı.
Ateş gibi bir kız! Her yanı yetenek!
Gazeteci…
Köşe yazarı...
Hele bir hayranı var ki… Yazılarına yorum üstüne yorum yazıyor. Adamın niki Pilavcı! Şaka gibi!
TV programcısı Emine Girgin
Sunucu…
Sosyal medya kullanıcısı. Instagram çökerse bir gün… Bilin ki Emine Girgin yüzündendir!
Sıcakkanlı da. Yağmurda ıslanmış kedi yavrusu kadar da sevimli.
Daha ne olsun?

***

Hafta sonu muydu, hangi gündü, bir mesaj.
Yazılarını nasıl bulduğumu soruyor.
Sağ olsun.
Ne diyebilirim ki, kendi yazdıklarım hakkında dahi sağlam bir görüşe sahip değilken…
Eskiden, internet icat olup da her şey bozulmadan önce…
Üstat Önder Baloğlu yakınırdı en çok bundan:
'İnternet icat oldu bizim meslek de bozuldu,' derdi. 'Okuma, araştırma yok. Yaz internete ne arıyorsan, gelsin karşına!..'

***

Şimdi her şey sosyal medyada bir başparmak işaretinde bitiyor.
Ne kadar çok tıklanır, ne kadar çok başparmak işareti alırsan o kadar yazarsın, şairsin.
İnsanlar seni tanımıyor ama onu tanıyor.
Kitap fuarlarında, imza günlerinde görüyoruz. İzdiham yaşanıyor. Sosyal medya yazarlarının hayranları ortalığı birbirine katıyor…

***

Eskiden Asım Bezirci, Fethi Naci gibi eleştirmenlerin dikkatini çekmekten geçiyordu yazar olarak kabul görmek.
Ama şimdi herkes yazar, şair…
Orhan Pamuk'un bir yazısında okumuştum.
Yurt dışında bir durak taksisine binmiş.
Taksi sürücüsü dikiz aynasına bakıp ne iş yaptığını sormuş.
'Yazarım,' demiş Orhan Pamuk.
Taksici,
'Ben de yazarım, memnun oldum tanıştığımıza,' demiş.
Bizde de artık herkes yazar, şair.
Nerede yazıyorlar?
İnternette. Sosyal medyada.
Hatta sen de takipçisi, okuru oluyorsun gelen bir bildirimle.
'…'nın Okurları gurubuna eklendiniz!'
Hass.ktir!
E eklendin bir kere.

***

'Adem abiciğim, yazılarımda yanlış bir şey yazmıyorum değil mi?' diye soruyor Emine Girgin.
Takıldım biraz.
'Yazdığın her şey çok doğru. Her gün pilav yenmez tabi,' dedim.
'Sen de mi Adem abi!'
E yazar dediğin yaşadığı çağın, yaşadığı toplumun aynasıdır!...
Bizim milletin erkekleri kendi tabaklarındakini silip süpürdükten sonra yan masadaki adamın tabağına dikermiş gözünü o ne yiyor, diye.

***

Şunu da ekleyelim ki insanlar bizi yanlış anlamasın, sonuçta takılıyoruz şurada.
Evdeki her gün yenen pilav dışarıdaki dönerden daha iyidir!
Onun için, şükredin karınız tarafından önünüze konan bir kap sıcak yemeğe; daha iyisini hiçbir yerde bulamazsınız.
Ve karınız, çocuklarınız mutluysa siz de mutlusunuz demektir.
Akşam eve geldiğinizde üzerinize kapanan kapının gerisinde huzur bulamazsanız başka hiçbir yerde huzur bulamazsınız.
Onun için; evinizdeki huzuru, mutluluğu tepip başka yerde huzur, mutluluk aramayın boşuna.