Özge Yahşi Ergen

İNSAN BOZULDU MU?

6 Haziran 2018 19:06
A
a
Türk tarihini, töresini, devlet geleneğini araştırmaya yıllarını vermiş hocalar toplumun en temeline aileyi koyuyorlar. Çünkü insan her şeyi önce ailede öğrenir. Kişinin benlik algısı ebeveyninin ev içindeki tutumuna göre şekillenir. Bilinç, ailede kazanılır. Kendini, başkalarını, tüm canlıları sevmeyi ve onlara saygı duymayı ailesinden öğrenir insan.

Aile ocağının tütmesi artık sembolik bir hal alsa da yine de zihinlerde çağrıştırdığı sıcaklık, huzur, mutluluk, bolluk gibi pozitif duygulardır. Kadının erkekle eşit olduğu, kız ve erkek çocukların birlikte at binip ok attığı, iş bölümünün sınırlarının net olarak çizildiği, güçlünün zayıfı ezmediği bir aile yapısı hepimizin genetik hafızasında kazılı.

Hayvanlara, kadınlara, el kadar bebelere tecavüz, eziyet, işkence haberleri çoğaldıkça çoğalıyor.
Elimizden lanet okumaktan başka bir şey gelmiyor. Görülen o ki, yasal yaptırımlar caydırıcı değil. Hülasa rezilliğimizde boğuluyoruz. Elden bir şey gelmiyor.

Bu insanlar nasıl ailelerde yetiştiler, hangi sebeple bu kadar bozuldular? Üzerinde uzun uzun düşünülesi bir konu.

Çok değil, daha 25 yıl öncesine kadar biz bu kadar kötü kalpli insanları sadece filmlerde olur sanırdık. Sokakta güvenle oyun oynar, arkadaşlarımızın etnik aidiyetlerini ve dini inançlarını bilmezdik. Dahası, ayıptı böyle şeyler. Kim hangi partiye oy verirse versin insanlar birbirine böyle düşman değildi. Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardı gerçekten. Hayvanlara eziyet etmez, evden yiyecek götürüp beslerdik onları. Her gün okuduğumuz cinsel saldırılar ise hayal bile edemeyeceğimiz kadar kötüydü.

Peki ne oldu bize? Türk kadını erkeğin yanındaki yerini ne zaman yitirdi? İnsanlar ne zaman kendisinden zayıf olana eziyet etmekten zevk almaya başladılar? Daha dün sokakta birlikte kahkaha attığımız oyun arkadaşımızla aramıza bu etnik farklılıklar ne zaman sinsice sokuldu? Herkesin içindeki inancı yargılama ve bunun için düşman olma hakkını kim, ne zaman verdi bize?

“Cahilsin, okur öğrenirsin. Gerisin, ilerlersin. Adam yok, yetiştirirsin. Paran yok, kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.” Diyor Ahmet Hamdi Tanpınar.

İnsan ne zaman bozuldu?  Aile bozulduğu gün. Kadın çeşitli sebeplerle dört duvar arasına hapsedildiği gün. Bir tarafta türlü çeşit bağnazlıkla insanların nefes bile almasına izin verilmezken, diğer tarafta özgürlüğü sınırları olmayan bir şey zannederek her türlü yozlaşmaya kapı açtığımız gün.

Hem bireysel hem toplumsal özgüvenimizi ve özsaygımızı kaybetmişiz. Başka toplumların kültürünü üzerimize olmayan bir elbise gibi giymeye çalışıyoruz. Her toplum, her millet her kültür kendi içinde çok değerlidir. Etkilemek ve etkilenmek diyalektik olarak kaçınılmaz. Buradan bir sentez çıkartarak hayatla birlikle kendimizi kaybetmeden akmak en güzeli.

Tıpkı üç bin yıl öncesinden bugüne atalarımızın çeşitli şekillerde eski kültürlerini Anadolu’ya taşıması gibi.




 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi