Ezgi Uzgel

KAPICI MI SANA SEN Mİ KAPICIYA ÇALIŞIYORSUN?

7 Ağustos 2018 22:00
A
a
Ülkemizde iyi hizmet alabilmek için herkese çok daha iyi eğitim vermemiz gerektiği açık.
Ülkenin her yerinde olduğu gibi Eskişehir’de de eminim bu konuda sıkıntı çeken çoktur. Ancak biliyorsunuz bir süre önce Bodrum’a taşındım ve bu burayı yaşam açısından da çok seviyorum.  Ancak hiçbir şey toz pembe değil. Burasının yaşam açısından en büyük farklarından biri ise mal sahiplerinin kral, kapıcıların ise kraldan çok kral olması.
Ben Eskişehir’de GAGA’nın karşısında güvenlikli site içerisinde 3+1 sitedeki mobilyalı evimi sahibinden kiraya vermeye çalışırken insanlar depozito bile vermeye yerinirken, biz Bodrum’da 2+1 bir evi 6 aylık peşin para vererek, 2 aylık kira tutarında depozito vererek ve emlakçı parası ödeyerek tuttuk. Bu arada da ev sahibimizin bize evi vermesi için bile kayak keyfini bekledik. Yani malın kıymeti açısından dev bir uçurum var. Buraya göçen göçene ve insanlar ev almadan önce bir yer kiralayıp bir süre yaşamak istiyor. Bu nedenle de kiralık düzgün bir ev bulmak büyük bir sıkıntı. Bu da ev sahiplerinin  elini güçlendirdiği gibi karakterine bile etki edebiliyor.
Evi eşyalı tuttuk ve üçüncü gün üzerime aşırı ısınarak şofben patladı. Banyoda haşlanmamak için kapıyı kolumu yakarak açtım ve canımı kurtardım. Buhar tüm evi sardı, ıslanmış bir şekilde kendimi balkona attım. Siteye bakan görevli gelene kadar evi su bastı ve tüm ev buhar doldu. Komşular bu şofbenin geçen seneki kiracı varken de patladığını söylediler. Düşünün bir kez patlıyor ve siz yine servise taktırmak yerine evin kapıcısına taktırıyorsunuz. Ben yanık kolumla yaşarken ev sahibi kendi sorumluluğunda olan bu durum için haftalarca aramadı. Evi tuttuğumuz emlakçıya sitem edince artık arayan ev sahibi evin sigortalı olduğunu söyledi. Yani dava açarsanız zaten sigorta ödeyecek diyerek bana bir “insanlık dersi” verdi.
Diğer bir konu ise sitenin görevlileri. Biliyorsunuz yazlık yerlerde düzgün bir çalışan bulmak zor. Bir de Bodrum küçük İstanbul olmuş. Zaten yüksek bir aidat ödeniyor. Ancak aidat ödememize rağmen çöpümüzü kendimiz atıyoruz. Kapımızın önünü kendimiz temizliyoruz. Bir sorun olduğunda ise yardım alamıyoruz.
Kapıcımız daha çok terapi, bilgelik ve danışmanlık hizmeti veriyor. Sizinki de böyleyse lütfen paylaşın. Bu konu Türkiye’de komedi kitabı olur bence.
Geçenlerde evi karıncalar bastı şöyle yapsak dediğimde cevabını terapi olarak verdi: “Karıncalar her yerde.” Bu cevabının üzerine tüm üzüntüm geçti ve çok ferahladım. Bunun evrensel bir sorun olduğunu anlayarak huzur buldum.
Franjit olup günlerce evden çıkamayıp yattığımda depoyu da düzgün yönetemedikleri ve şimdi anladığım kadarıyla su kaçağı olduğu için susuz kaldım. Gidip şehir şebekesinden su doldurabileceğimi söyleyerek beni aydınlattı. Hasta ve susuzdum ama artık aydınlanmıştım.
Kediler bir fareyi oynayarak öldürmüş, biraz parçalamış ve benim balkona saklamış. Bu durumda bir kadın olarak biraz sarsıldım. Eşim şehir dışından kapıcı aradı hemen giderim dedikten 1 saat sonra hala gelmeyince ben aradım. “Gelecektim ama gelemiyorum başka bir işim çıktı, aslında siz de bir kürekle fare ölüsünü atabilirsiniz” cümlesi ise benim gözümde onu yılın danışmanı yaptı.
 
O an anladım ki biz aidatı fiziksel hizmet karşılığı değil, kapıcımızın danışmanlık hizmeti ve ev sahibimizin nezaketsizliği karşılığında veriyoruz. Beyin cerrahı olan eşim ve ben sanırım şimdilik kapıcımızın danışmanlığından, aklından ve ev sahibimizin nezaketsizliğinden feragat edebiliriz.
Şu anda anladım ki kapıcımız bize çalışmıyor biz para kazanıp ona vererek biz ona çalışıyoruz. Herkese aidatını aldığı fiziksel hizmet karşılığında ödediği günler dilerim.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi