İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve danışmanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu 106 kişinin gözaltına alınması, Türkiye genelinde olduğu gibi Eskişehir'de de yankı buldu. Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu'nun çağrısıyla bir araya gelen yüzlerce vatandaş, akşam saatlerinde Köprübaşı'nda toplandı. Sloganlar eşliğinde Ulus Anıtı'na doğru yürüyüşe geçen kalabalığa CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve çok sayıda vatandaş destek verdi.

“DEVLETİ YÖNETENLER ÇILGINSINIZ!”

CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz konuşmasında, Ekrem İmamoğlu'nun yarışta olmadığı bir seçimin başarılı olamayacağını ifade ederek, “Buradan devleti yönetenlere sesleniyorum: Siz kocaman bir çılgınsınız! Yarışmaktan korktuğunuz kişi, bugün yüz binlerce insan tarafından meydanlarda ve baba ocağımız önünde destek açıklamalarıyla büyük bir destek furyasıyla karşılandı. Bugün milyonlar, Ekrem Başkan'ın yanında olduğunu haykırdı. Yarın da haykıracak, sonraki gün de haykıracak. Ama siz korkaklığınızın bedelini bir sonraki seçimlerde sandığa gömülerek ödeyeceksiniz. Ekrem Başkan yalnız değildir. Sadece Cumhuriyet Halk Partililer değil, milyonlar onun yanındadır. Umut bağladıkları, tıpkı bir asır önce olduğu gibi, bugün de ülkeyi kötü şartlardan kurtarmak adına buldukları liderlerini bu halk terk etmeyecektir. Yaptığınız her türlü kötülük, her türlü baskı, toplumdaki Ekrem İmamoğlu sevgisini, Ekrem İmamoğlu desteğini artırıyor. Bunun önüne hiçbir şekilde geçemiyorsunuz. Bugün bunu fark ettiğiniz gün, onu yarışın dışına itmekte buldunuz çareyi. Çılgınsınız, ne yaptığınızı bilmez haldesiniz. Anketler, sizin tarihin ve sandığın dibine gömüleceğinizi söylüyor. Toplum size yüz çeviriyor. Saraylara kendinizi kapattınız, çarşıya, pazara, sokağa çıkamıyorsunuz. Halka rağmen bu ülkeyi yönetemeyeceğinizi göreceksiniz.

Halk, Ekrem İmamoğlu ve onu destekleyenlerin birlikteliğiyle çığ gibi büyüyen bir destekle sizi erken seçim yapmaya mecbur hale getirecek. Değerli Eskişehirliler, bugün içinde bulunduğumuz şartlar, bu büyük sıkıntılar, yarın gelecek olan güzel günler için daha motive olmamıza sebep olmalıdır. 23 Mart'ta Cumhuriyet Halk Partililer olarak dosta ve düşmanlara ve tüm dünyaya bir mesaj vereceğiz. Ama bu sadece Cumhuriyet Halk Partililerin mücadelesi ve o gün içinde bulundukları bir parti görevi değildir. Bu, artık, hele ki bugünden itibaren, dün akşamdan itibaren yüz binlerin, milyonların görevidir. Kurduğumuz sandıkların yanında, parti üyesi olsun ya da olmasın, haykırmak istiyoruz: Ekrem Başkan'ın yalnız olmadığını, bu ülkenin bir muz cumhuriyeti olmadığını, tıpkı bir asır önce olduğu gibi, bugün de önünde duran güçlükleri yenecek Kuva-yi Milliyecilerin, yurtseverlerin hâlâ bu ülkede çığ gibi büyüyerek var olduklarını sadece Türkiye'ye değil, tüm dünyaya o gün haykıracağız. O gün hep birlikte ayağa kalkacağız ve iktidar oluncaya kadar bir daha oturmayacağız. Biliyoruz ki zafer inananlarındır, mücadele edenlerindir. Bizler inananlarız, mücadele edenleriz, halka yüzünü çevirmeyecek olanlarız. Bu duygularla hepinizi bu büyük mücadeleye davet ediyor, her birinize en içten mücadele azmiyle selamlıyor, saygılarımı sunuyorum" dedi.

“BUGÜN TÜRKİYE'DE HUKUKUN BİTTİĞİ GÜNDÜR”

ESKİ duyurdu! Bayramda vezneler açık olacak mı? ESKİ duyurdu! Bayramda vezneler açık olacak mı?

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ise konuşmasında, bugünün Türkiye tarihinde kara bir gün olduğunu belirterek ,”Bugün Türkiye'de hukukun bittiği, demokrasinin bittiği bir gündür. Bugün gençlerin ve halkın sokağa çıktığı bir gündür. Şu anda Türkiye'nin her yerinde bu yapılan zulme, bu yapılan baskıya, antidemokratik tavırlara hep birlikte itiraz etmeliyiz ve itiraz ediyoruz. Sağcısı, solcusu, Cumhuriyet Halk Partili olsun ya da olmasın, yan yana olmak ve bu baskıcı yönetimi bir an önce göndermek hepimizin görevidir. Artık Türkiye'de erken seçim olmak zorundadır. Çünkü Türkiye'nin yönetimi şirazesini kaybetmiştir. Türkiye'nin yönetimi kendini kaybetmiştir. Bundan sonra yapılacak iş, erken seçimi zorunlu hale getirmektir.  Erken seçimin de birinci şartı, 23 Mart'ta Cumhuriyet Halk Partililerin aday adayını adaylaştırması için milyonlarca partilinin oy kullanmasıdır. Bunun yanında, il başkanımızın söylediği gibi, bir sandık da halka koyuyoruz. Gelin, dayanışma sandığında hepiniz oy kullanın. Bu dayanışma sandığı, Türkiye'yi kurtaracak sandıktır. Milyonlarca CHP'linin yanında, milyonlarca dayanışmacı, Ekrem İmamoğlu'nun adaylaştırılması için adım atmalıdır. Bize destek olmalıdır. Biz sizi kucaklıyoruz. Birlikte çok güzel işler başaracağız. Gerçekten Türkiye'ye demokrasiyi getireceğiz. Halkın gücü önünde hiçbir kuvvet duramaz. Bunu biliyoruz " diye konuştu.

“OMUZ OMUZA DURMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu adına basın açıklaması yapan Deniz Tepe, Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi kararının mürekkebi kurumadan yapılan baskınlarla gerçekleşen gözaltılar, yargı sopasının iktidar için ne kadar elverişli bir araç haline getirildiğinin göstergesi olduğunu vurgulayarak, “Milyonlarca İstanbullunun oyunu almış bir belediye başkanının, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısına kazanabilecek Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkacağı belli olduktan sonra, kendisine kan kusturmak için bütün devlet imkânları iktidar tarafından harekete geçiriliyor. Ülkede yargı mekanizmaları tek adamın kontrolünde, her gün yeni bir hukuksuzluğa, her gün yeni bir hak gaspına imza atılıyor. Savcılıklar, mahkemeler adaletin tesisi için değil tek adamın bekası için çalışıyor. Milyonlarca İstanbullunun oyunu almış bir belediye başkanının, Erdoğan’ın karşısına Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkma ihtimali dahi yok edilmek isteniyor. Ama dertleri sadece bu değil. Halkın seçme ve seçilme hakkını, kendi iktidarlarının sürmesi için ortadan kaldırmayı hedefliyorlar, işçi ve emekçileri baskıyla teslim almak, adalet taleplerini bastırmak istiyorlar. İzin vermeyeceğiz!  Akp-Mhp iktidarı sermaye sınıfının çıkarlarını korumak için inşa ettiği ve her şekilde devam ettirmek istediği bu rejimin, ancak işçi sınıfını baskılayarak ayakta kalabileceğini düşünüyorlar. Grevleri yasaklayan, sendikaları etkisizleştiren, en küçük hak arayışını bile cop ve gözaltıyla bastıran bu düzen şimdi bir kez daha dizginlenemeyen bir saldırganlıkla karşımıza çıkıyor. Bugün üzerimize çöken bu karanlık, birliğimizi, mücadelemizi ve dayanışmamızı büyüttüğümüzde dağılacaktır. Tüm işçi ve emekçileri, gençleri, kadınları, emeklileri bu saldırılara karşı omuz omuza durmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

“BASKI VE SALDIRILARI ARTIRMAKTADIR”

Yargı sopasına teslim olmamak için, Halka düşman bu düzenin saldırganlığına son vermek için, Fabrikalarda, atölyelerde, sokaklarda, meydanlarda sesimizi yükseltelim diyen Tepe, “ Belediye başkanlarının, siyasetçilerin, gazetecilerin, sendikacıların, sanatçıların tutuklandığı; baroların kuşatıldığı, grevlerin yasaklandığı, belediyelere kayyumların atandığı bu dönemde; tek adam iktidarı, Cumhurbaşkanlığı makamına kendisinden başka kimsenin aday olmaması, kimsenin seçilmemesi için her geçen gün baskı ve saldırıları artırmaktadır. Öyle ki artık hak gasplarının ve saldırılarının tek ölçüsü, iktidarın konforu ve bekası olmuştur. Bu nedenle Türkiye, bir usulsüzlükler ve kanunsuzluklar cumhuriyetine dönüştürülmüş, yurttaşların haksızlık karşısında başvurabileceği merciler işlevsiz hale getirilmiş; diploma iptalinde olduğu gibi yetkisiz kurumlar, özel emirlerle yetkilendirilmiştir. Bu durum, tüm yurttaşların güvenliğini, bugününü ve geleceğini tehdit etmektedir. Söz söyleme, fikir beyan etme, hak arama ve hakkını kullanma süreçleri iktidarın keyfi kararlarına bırakılmıştır” diye beirtti.

“HALKIN İRADESİ KAZANACAK”

Bu keyfi düzene karşı hep birlikte mücadele edeceklerini söyleyen Tepe, “ İktidarın çok yönlü gasplarına sessiz kalmayacağız. Baskılara, kazanılmış bir diplomaya el konulmasına, seçme ve seçilme hakkının çiğnenmesine, uydurma yetkilere ve en önemlisi, bağımlı yargının bir araç olarak kullanılmasına karşı çıkmaya devam edeceğiz. Saray rejiminin ömrünü uzatmaya çalıştığı her türlü hamleyi boşa düşürecek güç birleşik mücadelemizden geçiyor. Tek adama karşı milyonlarız biz. Ekrem İmamoğlu’nun seçme seçilme hakkının gasp edilmesiyle cisimleşen süreç tek adam rejiminin, bir avuç sömürücüden başka kimsesi kalmamış iktidarını beyhude sürdürme girişiminden başka bir şey değildir. Siyasi darbelerle, yargı sopasıyla, zor kullanarak iktidarda kalmaya çalışanlar mutlaka kaybedecek. Tek adama karşı milyonlar kazanacak. Halkın iradesi kazanacak " dedi.

Kaynak: Haber Merkezi