Yerel Seçimler ortamına tam olarak girmeye başladığımız şu günlerde, kamuoyunda “ittifak tartışmaları” kızışmış durumda…

Bu karmaşada “adayların önseçimle belirlenmesi” sorunu ise yine gelecek baharlara ertelendi…

Ülkemizde son yirmi iki yıldaki uygulamalar sonunda ortaya çıkan “Partizan Cumhurbaşkanı Sisteminin” yarattığı somut sorunlar yüzünden, “partizan belediye başkanı/ partizan meclis üyesi” uygulamaları da haklı endişeler yaratmaktadır…

Dileğimiz hiç olmazsa ittifakların sağlıklı zeminlere oturmasıdır. Biz bugünkü yazımızda, yol gösterici olabileceğini düşündüğümüz “Eskişehir İttifakı’nı” birlikte irdeleyeceğiz.

DÜNDEN BUGÜNE “ESKİŞEHİR İTTİFAKI”

Eskişehir İttifakının en son durumunu, 14 - 28 Mayıs 2023 tarihlerinde yapılan Genel Seçimlerin sonuçlarından sonra Kesit köşemizde şöyle değerlendirmiştim:

“Türkiye, Eskişehir kadar olamadı... (Eskişehir’de Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 57,3 oy aldı. CHP ise yüzde 34,4 oyla birinci parti oldu.)

 Eskişehir’deki bu sonuçların temelinde, aslında çok renkli ve çok sesli bir mozaiğe benzeyen  ‘Eskişehir halkının kültürel yapısındaki farklılık zenginliğinin Cumhuriyet değerlerimizle kaynaşması’ gerçeği yatmaktadır...”

Ayrıca, Eskişehir’de özellikle son 25 yıldan beri belediyecilik alanında gerçekleştirilen uygulamaların sonunda kazanılan ulusal ve uluslararası boyuttaki onlarca ödülün kanıtladığı gibi, burada “Çağdaş Belediyecilik” uygulanmaktadır.

Hiç kuşkusuz ki Eskişehir’in çağdaş belediyecilik alanında gösterdiği bu başarının temelinde,

“bilim ve demokrasi rehberliğindeki uygulamalar” yatmaktadır.

Ancak “bu ittifakın baş mimarının Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen olduğu” da yadsınamaz. Son beş yerel seçimin Türkiye geneli oylarıyla Eskişehir (Yılmaz Büyükerşen) oylarının karşılaştırmalı sonuçları şöyledir:

1999: DSP (genel): 18.70 – Eskişehir (YB): 36.41

2004: DSP (genel): 1.09  - Eskişehir (YB): 44.76

2009: DSP (genel): 2.10 – Eskişehir (YB): 51.5

2014: CHP (genel): 31.14 – Eskişehir (YB): 45.2

2019: CHP (genel): 30.10 – Eskişehir (YB) : 52.3

Yılmaz Büyükerşen’in aday olduğu partiden kat kat fazla oy aldığını gösteren bu veriler, Eskişehir İttifakının başarısının temelindeki gerçekleri açıkça ortaya sermektedir.

BELEDİYELERDE “PARTİZANLIK – KAMU YARARI” İKİLEMİ…

Ne yazık ki Türkiye son yıllarda birçok alanda olduğu gibi Yerel Yönetimler konusunda da “demokrasinin tersine gidiyor…”

Aslında bu “tersliğin” kendi içinde bir zihniyeti var… Çünkü “Yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılması; yani çoğulculuk, azınlık haklarının korunması, temsilde adaletin sağlanması” gibi ilkeler aslında “Otoriter rejimlere ters gelmektedir…”

Bu nedenle son yıllarda ülkemizde yapılan yasal düzenlemeler ve ucube Başkanlık Sistemi uygulamalarıyla “Yerel yönetimlerin tamamen merkezi hükümetin vesayeti altına alınması…” süreci işletilmektedir.

Başımızdaki İktidar, belediyelerdeki yatırımlarda ve kadrolaşmada ise yönetim biliminde adına “Yağma Sistemi” (İngilizcesi “spoils system”) denilen sistemi uygulamaktadır.

Yağma Sistemi, bir siyasal partinin iktidara gelmesi sonucunda, o siyasal partinin yandaşlarının yatırımlardan ve kamu personel kadrolarından liyakat ilkesi gözetilmeksizin yararlandırıldığı sisteme verilen isimdir. Yağma sisteminin tipik örnekleri ABD’de çokça vardır…

 “DEMOKRATİK CUMHURİYET HEDEFİ” OLMAZSA OLMAZ

Çağdaş toplumbiliminde “Demokratik Cumhuriyet, insanlığın bulduğu en iyi, en güzel ve en doğru yönetim sistemi” olarak kabul ediliyor.

Günümüz insanlığının sorunu “basit seçim taktikleriyle yönetici seçmek…” ya da “hangi diktatörlüğün daha iyi olduğunu tartışmak…”  değil; “Cumhuriyet sistemini demokrasi ilkeleriyle daha iyi kaynaştırmaktır.”

Özcesi, Demokratik Cumhuriyet: “Bilimin yol göstericiliğinde, demokrasinin güvenilirliğinde ve sanatın güzelliğinde sürdürülen bir toplumsal yaşam biçimidir…”

Yukarıda özetlemeye çalıştığımız temel ilkelerin “kuru hayal olmadığının yaşanmış örnekleri” Eskişehir’in son 25 yıllık tarihinde kentsel yaşamın gerçekleri olmuştur…

Bu yol gösterici örnekler, “Demokratik Cumhuriyetten yana olan örgütlerimizin ve duyarlı yurttaşlarımızın ‘birlikteliğini’ gerektiriyor…”

“UYGULANABİLİR/ SÜRDÜRÜLEBİLİR SEÇENEK” OLMAZSA OLMAZ

Önümüzdeki Yerel Seçimler sürecinde önemli olan unsurlardan biri de “Seçimlerde yurttaşlara sunulacak seçeneklerin gerek ‘oy potansiyeli’ gerekse “ülkemizin özgün koşulları” açısından ‘uygulanabilir/ sürdürülebilir’ gerçeklikte olmasıdır…”

Son 25 yıl, Eskişehir İttifakının gelişiminde Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in birinci derece etkisi ve katkısı olduğunu açıkça göstermektedir. Böyle bir tarihsel gerçeklik ortadayken, Yılmaz Hoca’nın yeniden adaylığı için “mırın kırın etmek…”, eskilerin deyimiyle tam olarak “abesle iştigal etmektir…” Bu tür varyasyonlar Eskişehir İttifakına büyük zarar verebilir…

Ayrıca, dört dönemdir Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç ve iki dönemdir Odunpazarı Belediye Başkanı Av. Kazım Kurt’un Eskişehir İttifakına katkıları da yadsınamaz, yadsınmamalıdır…

Bu bağlamda, “seçim boykotu yapmak” ya da “seçilme olasılığı olmayan partilere/ ittifaklara inadına oy vermek…”  gibi anlamsız tutumların yanlışlığı da sergilenmelidir.

Son olarak, yaşamın ölçülemeyen zaman kavramı içindeki “önlenemeyen gerçeği” anımsatmak istiyorum: “Her şey sürekli iyiye, güzele, doğruya yönelik olarak gelişir…”

Biliyoruz ki, “Yüzüncü yılda bir şey değişecek; her şey değişecek..!”

Yeter ki, “Bilimin rehberliğinden, demokrasinin güvenilirliğinden ve sanatın güzelliğinden beslenen umutlarımıza daha sıkı sarılalım…”

GÜNCEL GÖREV: ESKİŞEHİR İTTİFAKININ KORUMAK VE GELİŞTİRMEKTİR

Bu durumda, Eskişehir’de demokrasiden yana olan tüm siyasal partilere, STK’lara ve duyarlı yurttaşlara düşen “Güncel ve öncelikli görev; Eskişehir’de gerçekleştirilen çağdaş belediyecilik değerlerini korumak ve geliştirmektir.”

Böylesi bir görevi sahiplenmek; “Laik, demokratik ve bağımsız Türkiye” hedefinin de olmazsa olmazıdır.

Ayrıca unutmayalım ki “Çağdaş belediyeciliği yaşatmak; demokrasiyi ve demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan siyasal partileri yaşatmanın da olmazsa olmazıdır…”

Şimdi “Türkiye’nin Eskişehir’i Var!” belgisinde birleşmenin tam zamanıdır.

Gereksinim duyulan yol göstericiler bilim ve demokrasinin özündedir…

Sağlıkla, sevgiyle, dostlukla, birlikte…